Anne sayfasında anne ve bebek sağlığı, bebek gelişimi ve bebekler hakkında aradığnıız tüm bilgileri bulabilirsiniz.
RSS

21 Aralık 2011 Çarşamba

Anne sütünün önemi ve bebek dostu hastane kavramı


Anne sütü ile beslemenin desteklendiği, uygulandığı, bu konuda yoğun bir çabanın gösterildiği tüm sağlık kuruluşları ise Dünya Sağlık Örgütü tarafından Bebek Dostu Hastaneler olarak nitelendirilmektedir. Bir hastanenin Bebek Dostu niteliğini kazanması için şu özelliklerin olması gereklidir:

A) Sağlık Kuruluşunun Politikası Açısından

1- Sağlık kuruluşunun, anııe sütü ile beslenmeyi özendirici,.destekleyici ye sürdüriicü açık bir politikası var mı?
2- Bu politika, hizmeti sunan kişilere iletilmiş mi? Konu ile ilgili olarak yazılı veya sözlü açıklamalar yapılmış mı?
3- Anne sütü ile beslemenin etkinliğinin ölçülmesi için bir sistem oluşturulmuş mu? Örneğin yatan annelerin ne kadarının emzirmeye devam ettiği yolunda kayıt tutuluyor mu?

B) Personel eğitimi açısından

4- Sağlık kuruluşunun emzirme ile ilgili politikası saptanırken, bü konu ile ilgilenen tiim diğer kuruluşların ve genelde toplumun görüşü ve desteği ile katılımı sağlanmış mı?

5- Bu sağlık kuruluşunda çalışan tüm personel anne sütü ile beslemenin önemini, yararlarını, kuruluşun politikasını destekleyebilecek sürdürebilecek düzeyde kavramış mıdır?
6- Bazı personele lâktasyon konusunda özel bir eğitim verilmiş midir?

C) Hizmet Birimlerinin Yapısı ve Fonksiyonları

7- Antenatal kayıtlar emzirme konusunun anne ile görüşüldüğü işaret emkte midir? Bu bakımdan;
- Annenin dikkati emzirme konusuna çekilmiş midir?
- Annenin memeleri muayene edilmiş midir?
- Annenin daha önceki emzirme öyküleri alınmış mıdır?
- Annenin ne sıklıkta ve ne süre emzirmiş olduğunun öyküsü alınmış mı- dır?
- Daha önceki emzirmeleri sırasında sorunla karşılaşıp karşılaşmadıkları araştırılmış mı?
- Daha önceki emzirme sorunlarında kimden ve nasıl bir yardım aldıkları, saptanmış mı?
8- Doğum sırasında annenin antenatal kaydını elde etmek mümkün müdür.
Eğer bu kaydı elde etmek mümkün değilse, 7. maddede belirtilen konular konusunda kurum personeli bilgilendirilmiş midir? Daha önce hiç eıtıiirmemiş olan kadınlar ile geçmişinde emzirme ile. ilgili olarak sorumlar yaşayan kadınlar sağlık personeli tarafından özel bir ilgi ve destek görmekteler mi?
9- Doğum şırasında analjezik, anestezJk veya sedatif kullanımına karar verilirken bu ilaçların emzirmeye olan etkileri de dikkate alınrna.kta mıdır? Personel bu etkilerin neler olabileceğini biliyor mu?
10- Genel olarak yeni doğanlar:
- Doğumun ikinci evresi bittikten sonraki 5 dakika içerisinde annelerine gösteriliyor mu? ,
- Koruyucu olarak bebeğin gözüne gümüş nitrat veya antibiyotik damlatılmadan önce annelerin in in kucaklarına veriliyor mu?
- Doğumun ikinci evresi bittikten sonraki yarım saat .içerisinde annelerinin göğüsü üzerine yatırılıyor ve en az bir saat süre ile bu şekilde kalmaları sağlanabiliyor mu?
11- Anne ile bebeğinin aynı odada kalmasını sağlayan bir politika var mı? bebeklerin anne ile birlikte aynı yatağı paylaşması sağlanıyor mu? Bebeklerin annenin yatağının yanındaki portatif yataklarda yatması sağlanabiliyor mu?
Anne ile bebeğinin aynı odada kalması sadece gündüz; saatlerinde sağlanabiliyorsa, gece saatlerinde en az 3-4 saatte bir bebeğin anne yanma getirilmesi sağlanabiliyor mu?
12- Anne sütü salgılanması başlamadan önce bebeğe herhangi bir besinin verilmeye başlanması bu sağlık kuruluşunda yasaklanmış mı?

D) Sağlık Eğitimi Açısından:

13- Tüm anne adayları gebelik ve emzirme dönemlerindeki besin gereksinimlerinin neler olduğu konusunda ve bu dönemlerdeki ilaç kullanımının tehlikeleri konusunda bilgilendirilmiş mi?
14- Emzirme konusunda bilgilendirme ve eğitim antenatal izlemelerde rutin olarak yapılıyor mu?
15- Laktasyon konusunda özel eğitim almış olan sağlık personeli emziren annelere, sağlık kuruluşunda kaldıkları sürede ve taburcu işlemleri sırasında bilgi vermek için hazır bulundurulabiliyor mu?
Bu kişiler laktasyonun fizyolojisi ve devamının nasıl sağlanacağı konusunda;
Meme ucu çatlakları, göğsün ağrılı oluşu gibi sık rastlanılan konularda;
bu sorunlar ortaya çıktığında nereden yardım göreceği konusunda annelere yeterli eğitim yapabiliyorlar mı?
16- Sezeryan ile doğum yapan, prematür doğum yapan, düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getiren, herhangi bir nedenle özel bakım ihtiyacı olan bir bebek dünyaya getiren annelere de emzirmenin desteklenmesi konusunda eğitim yapılıyor mu?
17- Emziren annelere konu hakkında geçerli ve güvenilir bilgiler veren basılı materyal dağıtılıyor mu?

E) Taburcu Olma Sırasında:

18- Bebek ve kişisel bakımı ilgilendiren ve annelere dağıtılan malzemelerin arasında emzirmeyi önleyici biberon, emzik, bebek formülleri gibi malzemenin olmamasına dikkat ediliyor mu ?
19- Bebeklerini anne. sütü ile beslemeyen annelere, ve onların aile.çevrelerine taburcu işlemleri sırasında, bu hazır mamaların nasıl hazırlanacağı ve kurallara uyulmazsa ne gibi tehlikelerin doğabileceği konusunda yeterli bilgi veriliyor mu? Bebeklerini anne sütü ile besleyen annelere ise bu şekilde bilgilerin verilmemesine özen gösteriliyor mu?
20- Her anneye ppstnatal izleme ye bebeğin ilk muayenesi için belli bir gün veriliyor mu? Bu süre içerisinde emzirme ile ilgili bir sorunda neler yapması gerektiği öğretiliyor mu?
Bu yirmi sorunun hepsini de evet olarak yanıtlamış olan sağlık kuruluşları "Bebek Dostu Hastaneler veya Sağlık Kuruluşları" dır.

Devamını Oku!

Read Comments

Bebek havalesi ve yapılması gerekenler

Diş çıkarma sırasında ve yüksek ateşle seyreden infeksiyon hastalıkları sırasında görülür. Ateş 39-40 dereceye kadar yükselir. Şu bulgular tespit edilir.

Bebeğin şuuru kaybolur, uyaranlara cevap vermez.
Çene, kol ve bacak kasları kasılır.
Gözler arkaya doğru kayar yada şaşılık olur.
Refleksler kaybolur.
Ağız köpürür.
Yüz solgundur.
Solunum kesik kesik ve dudaklarda hafif morarma vardır.
Bu hal aileyi oldukça üzen ve dehşete düşüren bir tablodur. Süratle müdahale edilerek bebeğin rahatlatılmasına çalışır. Bunun için :

Bebeğin üzerindeki giysiler çıkarılarak üzeri soğuk su ile ıslatılmış bezlerle sarılır.
Yarı yarıya sulandırılmış alkol ile vücut silinerek ateşin düşürülmesine çalışılır.
Kol ve bacaklar yukarı doğru kaldırılarak beyine daha fazla kanın gitmesi sağlanır.
Hastanın etrafındaki kalabalık dağıtılır, kapı ve pencereler açılarak rahat nefes alıp vermesi sağlanır.
Hastanın ateşi düştükten sonra kasılmalar geçer, şuur açılır. Hastanın bir doktora götürülerek muayene ve tedavisi temin edilir.
Devamını Oku!

Read Comments

Yenidoğan bebek ile ilgili merak edilenler

Yenidoğan bebeklerin, yaşamdaki ilk günleri, anneler için yaşamlarının en mutlu ancak bir o kadar da en zor günleridir. Bebekte görülen en küçük bir değişiklik dahi, anneyi korkutur, endişelendirir. Yenidoğan bebeklerde sıkça karşılaşılan bazı durumlar vardır. Bu durumlarla ilgili olarak doktorlar, anne ve babalara şu bilgileri veriyor:

Bebekte kırmızı döküntüler var: Yenidoğan bebeğin hayattaki ilk haftasında, özellikle ilk iki günde vücudunda ortası beyaz kırmızı benekler şeklinde bir döküntü görülebilir. Toksik eritem denilen bu döküntü tamamen masumdur ve tedavi gerektirmeden geçer. Ancak bebeklerde farklı döküntüler de olabilir, bunların ayırımını bebek doktoru yapmalıdır
Bebeğin göğsünde şişlik var: Yenidoğan bir bebekte anneden geçen hormonlara bağlı olarak bazı özellikler görülebilir. Bunlardan biri meme dokusundaki şiş görünümdür. Herhangi bir zararı yoktur ve kendiliğinden geçecektir. Ancak dağılsın diye ovmak, masaj yapmak çok tehlikelidir, abse oluşumuna neden olabilir. Yine aynı şekilde annenin hormonlarının etkisiyle kız bebeklerde vajinal akıntı hatta kanama görülebilir, bazen göğüslerden süte benzer bir salgı gelebilir. Bunların hiçbiri için endişelenmeye gerek yoktur. Zira tamamen normal bulgulardır. Bebeğin sırtında ve kalçasında morluk var: Mongol lekesi adı verilen bu lekeler de tamamen normaldir ve zamanla kaybolacaktır. Bebek sık sık sıçrıyor, irkiliyor: Bebeklerde ilk 6 ayda irkilme (Moro) refleksi denilen normal bir refleks var. Ani bir ses veya pozisyon değişikliğinde bebeğiniz irkilecek, kollarını açarak tepki verecek. Bu, olması gereken normal bir reflekstir ve 6 ay içinde kaybolacaktır. Bebeğin yeterince emdiği, doyduğu nasıl anlaşılır: Bunu anlamanın en doğru yolu rutin kontrollerde yeterince kilo almasıdır. Ancak ilk aydaki artışı değerlendirirken, ilk 15 gün önce biraz kayıp olacağı, yaklaşık 15 günde doğum kilosuna geri geleceği ve bundan itibaren kilo alacağı unutulmamalı. Doktor muayenesine gitmeden öncesinde ise eğer bebeğiniz günde 8-10 defa bezini ıslatıyorsa, 2-4 defa kakasını yapıyorsa ve emzirme sonrası mutlu görünüyorsa doyduğunu anlayabilirsiniz.

Devamını Oku!

Read Comments

Sarılıkta risk ve sarılık tedavisi

Bilirubin düzeyi 20 miligramın üzerinde 24-48 saat geçecek olursa bebekte beyinde bilurubin birikmesine bağlı Kern İkterus denilen nörolojik hasar meydana gelir. Bu ne yazık ki kalıcı bir hasardır, zeka geriliği ile seyreder. Sarılığın tedavisinde çeşitli yöntemler var. Öncelikle bilrubin seviyesinin günlük takibi tedavinin ana prensibi. Bebeğin aç ve susuz bırakılması önlenmeli. Özellikle sezaryenle doğumlarda anne sütünün gelmesi 24 -48 saati bulabilir. Bu gibi durumlarda bebek uygun bir mama ile desteklenmeli. Tedavide 2.basamak Fototerapi"dir. Bu çok kolay uygulanan bir tedavi yöntemi. Tedavinin 3.basamağı Kan Değişimi"dir. Hem zor hem de riskli bir tedavi şeklidir. Bu nedenle kan değişim sınırına gelmeden bebeğin takibe alınması ve fototerapi uygulanması gerekir. Fototerapiden sonra bilurubin düzeyi normale düşer. Ancak hastaneden çıktıktan sonra tekrar bilurubinde yükselme görülebilir. Aileler bu konuda uyarılmalı birkaç kez daha bilurubin kontrolüne çağrılmalıdır.
15 günden sonra hala bilurubin düzeyinin 10.5 miligramın üzerinde seyretmesine uzamış sarılık denir. Bunun nedenleri arasında en çok görülen anne sütüne bağlı sarılıktır. Uzamış sarılıkta ilk tedavi seçeneği anne sütünün 4-5 gün süre ile kesilmesidir. Eğer bilurubin düzeyinde düşme olmazsa diğer uzamış sarılık nedenleri gözden geçirilmelidir.

Devamını Oku!

Read Comments

Ateş nasıl düşürülür?

Bebeğiniz veya çocuğunuz ateşli ise öncelikle sakin olun. Öncelikle ateşli bebeğin bulunduğu ortamın ısısı 20 derece civarında olmalı. Çocuğun üzerindeki giysileri çıkarın. Ateşin hızlı yükseldiği veya çok yüksek olduğu durumlarda eller-ayaklar çok soğuyabilir; bu vücudun bir savunma mekanizmasıdır. Beyin, böbrek gibi hayati organlara daha fazla kan pompalayabilmek için hayati olmayan organlarda küçük damarlarda damar büzüşmesi yaşandığı için bu durum meydana gelir. Ellerin ve ayakların soğumasını, çocuğun titremeye başlamasını aile üşüme olarak algılayıp çocuğu örtmeye kalkışabilir. Bu yanlış uygulama ateşin daha da yükselmesine sebep olur. Bu da tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Yüksek ateşte vücut daha fazla sıvıya gereksinim duyduğundan bebeğe ya da çocuğa bol sıvı verilmelidir. Verilecek sıvı çok sıcak veya çok soğuk olmasın. Ilık suyla (29-32 C) banyo yaptırmak da iyi bir ateş düşürme yöntemidir. Bu esnada çocuk 1-2 dakika duş altında tutulup 1-2 dakika da su dışında örtülmeden tutulmalı, sonra tekrar duş aldırılmalıdır. Böylece buharlaşma sağlandığı için daha etkili olur.

Devamını Oku!

Read Comments